SON DAKİKA HABERLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
SON DAKİKA HABERLERİ etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

2 Nisan 2013 Salı

BAŞBAKAN TAYİP ERDOĞAN'DAN ÖNEMLİ AÇIKLAMALAR







     Başbakan Tayyip Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuşuyor.

İŞTE ERDOĞAN'IN KONUŞMASINDAN SATIR BAŞLARI:

BÜYÜME RAKAMLARI

     Dün büyüme rakamları açıklandı. Türkiye ekonomisi 2012’nin ilk çeyreğinde yüzde 3,3, ikinci çeyreğinde yüzde 2,9, üçüncü çeyreğinde yüzde 1,6 oranında büyüme kaydetmişti. 4. çeyrekte ise büyüme yüzde 1,4 oldu.
Türkiye ekonomisi genel itibariyle yüzde 2,2 civarında büyüdü. Avrupa’dan daha iyi durumda olduğumuzu vurgulamak durumundayım

      10 yıl önce milli geliri 230 milyar dolar olarak devraldık. 10 yılda 3 kattan daha fazla artırdık.

      2012 yılında Türkiye, gelişmiş ekonomilere oranla son derece başarılı bir performans sergiledi.

     Yanıbaşımızdaki ülkeler sıkıntı yaşarken, Türkiye istikrarla büyümeye ve hedeflerini tek tek gerçekleştirmeye devam ediyor.

ÇÖZÜM SÜRECİ

     Çeteler ve terör, bölgeye yapılacak yatırımların önünü kesiyordu. Biz AK Parti olarak sadece çetelerle, mafyayla, cuntalarla mücadele etmedik. Bu kirli tezgahla da mücadele ettik. Ne yapmak istediysek engel olmak istediler ama biz yılmadık. Yol da yaptık, okul da yaptık, hastane de yaptık, havaalanları da yaptık. Üniversiteler, yurtlar inşa ettik. Sosyal yardımlarla, teşviklerle bölge insanını kazanmanın mücadelesini verdik. Saldırılara boyun eğmedik. Bizden öncekilerin yaptığı gibi, olumsuzlukların karşısında pılımızı pırtımızı toplayıp Ankara'ya hapsolmadık.

     Yeni bir iklime ulaştık. Kılıçdaroğlu'na rağmen ulaştık. Devlet Bahçeli'ye rağmen ulaştık. Bahçeli'nin 'ihanet süreci' sözünü aynen kendisine iade ediyorum. Onlar hep bu ihanet tezgahıyla emperyalist yapılara tesl,m oldular. Devleti malum şebekelere peşkeş çektiler.

"BAHÇELİ'NİN SÖZLERİNDEN SONRA ÜNİVERSİTELER KARIŞTI"

     Şimdi sıkılmadan, biz bunları yaparken, çözüm sürecine ihanet süreci demelerini anlamak mümkün değil. Eğer bir ihanet varsa ihanetin içinde olanlar Bahçeli ve Kılıçdaroğlu'dur. Bu işi nasıl çözriz diye hiçbir şey yapmadılar. Ortalığı karışitırmanın peşindeler. Bakın okullar karışmaya başladı. Biz ülkücüleri sokağa dökmedik diyorlar. Peki Bursa'da 'Onun da zamanı gelecek' diyen kim? Bahçeli'nin kendisi. İşte bu açıklamanın ardındann Bahçeli'nin gençleri Erciyes ve Muğla Üniversitesi'nde ellerinde 'Vur de vuralım, öl de ölelim' pankartlarıyla ortalığı karıştırdılar. Karşıt görüşlülerle kavgaya girdiler. O karşıt görüşlüler de malum aşırı uçtakiler.

     Ne demek vur de vuralım öl de ölelim. Aynı şey Kılıçdaroğlu'nda da var. Akşam başka sabah başka. Ne dediğinin de farkında değil. Dün söylediğini yarın çok pişkince inkar eder.

"BÖLGENİN ÇEHRESİ DEĞİŞECEK"

     Bölgenin umudunu hissediyoruz. İstikrar ortamı, güven ortamı güçlendikçe yatırımlar da artacak ve bölgenin çehresi değişecek. Şanlıurfa neden bölgenin ve dünyanın tahıl merkezi olmasın? Hakkari Üniversitesi neden uluslararası bir konuma kavuşmasın? Diyarbakır'ın caddelerinde neden Paris'teki kadar turist dolaşyor olmasın?

"DÜNYAYA NİZAM VERMİŞ MİLLETİZ"

     Biz dünyaya nizam vermiş, dünyada sistem kurmuş bir milletiz. Biz her şeyin en iyisini hak ediyoruz. Biz 780 bin kilometrekareden dünyaya bakamayız. Bizim dünyaya bakışımız daha farklı olmalı. 10 yıldır terör baronlarını, savaş baronlarını etkisiz hale getirmek için mücadele veriyoruz.

"ÜNİVERSİTEDE ÇATIŞANLAR İHANET İÇERİSİNDE"

     76 milyonun bilmesini istiyorum. Çözüm süreci daha huzurlu bir Türkiye'nin adımıdır. Kimse bunu provooke etmeye kalkmasın. Bunu ne Kılıçdaroğlu ne de Bahçeli provoke edebilir. Yeter ki milletimiz şu anki yüzde 58 desteğini arttırarak devam ettirsin. Kalkınmanın önünde tek engel kalmıştır. O da terör belasıdır, çatışmacı anlayıştır. İşte Erciyes ve Muğla Üniversitesi'nde çatışanlar bilsinler ki bu vatana ihanet içerisindeler. Biz 80 öncesi bu bedeli çok ödedik, aynı bedeli siz de ödemeyin. Bir kardeş olmanın bilinci içerisinde okullarınızı zamanında bitirin ve bu ülkeye katkınız olsun.

GENÇLERE 12 EYLÜL UYARISI

     Ben bu kürsüden 12 Eylül dönemindeki idamları, sokakta vurulan gençleri anlattım. Birileri vurun dedi, birileri ölün, öldürün dedi. Ve gencecik fidanları soldurdular. Soruyorum kim kazandı? Hiçbir suçu olmayan gençler asıldı da kim kazandı? Küçücük çocukları birbirine kırdırıldı da kim kazandı? Kimin kazandığını bugün çok net görüyoruz. Çatışma kültüründen, bölünmüşlükten çıkar sağlayanlar kazandı. Bunların kaznamasına daha ne kadar müsamaha edilir? Benim oy oranım yükselsin de gençler şehit olsun siyenler daha ne kadar kazanabilir? Biz bu meseleyi çözmek zorundayız.

"BİR TARAFI YAPARKEN DİĞER TARAFI BOZMAYACAĞIZ"

     76 milyonun tamamına sesleniyorum. Herkes gönlünü ferah tutsun. Çatışma kültüründen beslenen siyasi partilerin yaydığı korkulara hiç kimse aldanmasın. Öyle bir Türkiye yükseliyor ki; bu Türkiye'de inşallah acılar bitecek, gözyaşları tükenecek, 76 milyon daha güçlü şekilde bir olduğu, kardeş olduğu bir ülkeyi inşa ediyoruz. Açık söylüyorum; bu Türkiye yeni bir Türkiye değil, normalleşmiş bir Türkiye olacak. Bu Türkiye 23 Nisan'da TBMM açıldığında tasavvur edilen Türkiye'dir. Bu Türkiye; Selçuklu'dan, Osmanlı'dan miras kalan, kardeşliğin olduğu bir Türkiye'dir. Bir tarafı yaparken, bir tarafı bozmayacağız. Milletim rahat olsun, söylenene değil, yapılana baksın. Göreceksiniz; milletimiz kazanacak, Türkiye kazanacak.

"AKİL İNSANLARI BELİRLEDİK"

    Çözüm sürecini takip edecek, toplumsal desteği perçinleyecek bir heyeti kamuoyunda yaygın kullanılan akil insanları tespit ettik. Sözüne güvenilen, itibar sahibi yazar, akademisyen, sanatçı ve sivil toplum örgütlerinden oluşan bir heyet oluşturduk. Bu havuz içerisinde çalışmamızı yapacağız ve 7 coğrafi bölgeye göre bir planlama yapacağız ve isimleri kamuoyuna açıklayacağız. Perşembe günü heyetle bir araya geleceğiz.

28 Mart 2013 Perşembe

ÜNİVERSİTEDEKİ MESCİDE İLGİNÇ SALDIRI







    Ege Üniversitesi (EÜ)'nde binlerce öğrencinin imza kampanyası sonucu yönetim tarafından bodrum katına açılan mescide çirkin bir saldırı yapıldı. Mescidin içine hayvan ve insan dışkısı süren kimliği belirsiz kişilerin, ayrıca namaz kılmaya giden gençleri de tehdit ettiği öne sürüldü.

    Hakaret, tehdit ve aşağılamaları savcılığa suç duyurusuyla bildiren Milli Türk Talebe Birliği İzmir İl Başkanı Ahmet Öznaneci, "Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül'ün devreye girmesiyle uzun yıllardır açılamayan mescit bir anda açıldı ancak yer olarak bizim istemememize rağmen marjinal kesimin yoğunlukta olduğu Edebiyat Fakültesi'nin altına açtılar.

    Açıldığı günden bu yana birçok sorunla karşı karşıya kaldık. İlk olarak mescide giden yolu, saat 16.00'da güvenlik gerekçesiyle kilitlediler. Mescitle ilgili yön levhası asarken aşırı sol görüşlü öğrenciler tarafından tehditlere maruz kaldık. Abdesthane olmadığı için tuvaletlerde abdest almak zorunda bırakıldık. Okulun hademeleri tarafından azarlandık ve abdest almamız engellendi. Son olarak yapılan ise bardağı taşıran son damla oldu." dedi.

    23 Mart 2013 tarihinde mescide gittiğini ve çok kötü bir koku duyduğunu anlatan Öznaneci, "Kadın ile erkek bölümlerini ayıran perdeye, insan veya hayvan dışkısı sürülmüş. Anayasal hak olan ibadetimiz engellenmiş ve aynı gün mescide giden arkadaşlarımıza, kimliği bilinmeyen kişiler tarafından tehdit içerikli söylemlerde bulunulmuştur. Bu olaylar sonucunda yetkililerden gerekli araştırmanın yapılması ve güvenlik önlemlerinin alınmasını talep ediyoruz." şeklinde konuştu.

'MESCİT İNSANLIK ONURUNA YAKIŞAN BİR YERE TAŞINSIN'

    Köhne, kuş uçmaz kervan geçmez bir yer yerine insanlık onuruna yakışan bir yerde mescit açılmasını isteyen Ahmet Öznaneci, "Konuyu YÖK başta olmak üzere ilgili bütün kurumlara bildirdim. EÜ'deki sıkıntıları, sene başından itibaren resmi olarak üç kere randevu talep ederek anlatmak istedik.

    Bunlardan ikisi telefonla, biri yazılı yapılmış olmasına karşın randevu taleplerimize olumlu veya olumsuz cevap verilmedi. Genel merkezimiz de EÜ'ye yazı yazdı. Yasal bir hak olan evrakları kayda sokmada bile birçok problemle karşılaştık. EÜ'yü 40 ilde resmiolarak protesto edeceğimizi ve yasal yollardan her türlü hakkımızı arayacağımızı söyleyince genel sekreter tarafından bir günde randevu verildi.

    İkinci dönem itibariyle 2 bin öğrenciden imza topladık. EÜ Genel Sekreterliği, görüşmemizde talepler doğrultusunda mescidin açıldığını belirtti. Açılan yerin mescit olarak imkanlarının yetersiz olduğunu söyleyerek, aşırı sol ve bölücü örgütler tarafından adeta işgal edilmiş bir fakültede açılması nedeniyle endişelerimizi ilettik. Buna karşın mescidin 40 kişilik ve yeterli olduğu konusunda söylemlerle bizleri geçiştirmeye çalıştılar." dedi.

'NAMAZ KILMAK İSTEYENLERİ TEHDİT EDİYORLAR'

    Birçok arkadaşı namaz kılmak için mescide gitmek istediğinde yolda önünün kesildiğini aktaran Milli Türk Talebe Birliği İl Başkanı Öznaneci, "EÜ yönetimine, hemen akşamında bu konuyla ilgili eposta göndererek bir şikayet yazısı yazıp gereğinin yapılmasını talep ettik.

    Taleplerimizi Edebiyat Fakültesi sekreterine iletmemize karşın hiçbir adım atılmamaktadır. Mescide ve dolayısıyla dinimize yapılan bu hakaret ve akıl almaz durum, sümenaltı edilmeye çalışılmaktadır. Bu zaman zarfında bu olaylardan dolayı etkiye karşı tepki mekanizması oluşmuştur. Milliyetçi görüşteki arkadaşların tansiyonları, mescide yapılan bu hareket sebebiyle yükselmiş, kavga ortamı oluşturacak eylem ve hareketlere geçmeyi düşünmüşlerdir.

    Okulumuzda milli manevi değerlere bağlı olan arkadaşların, yapılan baskılar doğrultusunda köşeye sıkıştırılıp istenmeyen fiili hareketlere girmesi an meselesi haline gelinmiştir. Bu tür hareketlerden dolayı gerekli telkin ve söylemlerde bulunsak da mescide yapılan bu saldırıdan sonra genel kanı, etkiye tepki verilmesi yönünde oluşmuştur. Büyüklerimizden gerekli duyarlılığı beklemekteyiz." diye konuştu.
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...